Göz altı morluğu; gözaltı derisinin renginin normalden koyu görünmesidir. Bu koyu görüntünün birkaç farklı sebebi olabilir. Bu sebeplerden sık rastlanan iki tanesi göz altı derisinde artmış olan pigmentasyon (bu genellikle genetik sebeplere bağlı olarak gelişir) diğeri ise göz altındaki elastik liflerin ve kollajenin yani bağ dokunun azalması ve damar ağının belirgin şekilde dışa vurumudur.

Her ne sebeple oluşursa oluşsun göz altı morlukları kişileri rahatsız etmekte kişiyi yorgun, hasta ve olduğundan yaşlı göstermektedir.Bu sebeple özellikle bayanlarda bir estetik kaygı yaratmaktadır.Bu nokta da kesin ve etkili bir çözüm olarak sunulan lazerle göz altı morluğu tedavisi önemli ölçüde hastalarımızı rahatlatmakta ve sorunlarına çözüm sunmaktadır.

Lazer Göz Altı Morluk Tedavileri

Lazerle göz altı morluğu tedavisine başvurduğunuzda etkili bir sonuç alabilmek için öncelikle morluklarınızın sebebi saptanmalıdır, çünkü sebebi farklı olan rahatsızlıkların tedavisi de farklı olacaktır. Yukarı da belirttiğimiz gibi göz altı morluğunun oluşmasının  göz altı derisinde pigmentasyonun artmasına mı yoksa bağ dokusunun azalmasına mı bağlı olduğu saptandıktan sonra size uygun olan tedavi yöntemi seçilecektir.

Eğer morluklarınız pigment artmasından kaynaklıysa bu tip morluklarda en etkili ve genel geçer uygulanan yöntem Q switched Nd:YAG lazerdir.

Göz altındaki derinin ince olmasına, dolaşım bozukluğuna ve bağ dokunun azalmasına bağlı olan morluklar ise göz altındaki deride doku yenilenmesini sağlayacak yöntemlerle tedavi edilebilir bu alanda da en etkili lazer fraksiyonel CO2 lazerdir.

Kimler bu yöntemi uygulayabilir?

Göz altı morluklarından şikayetçi olan ve gerekli saptamaları yapılarak tedavisi gerekli görülmüş herkes bu yöntemlerden kendisine uygun olan yöntem seçilerek lazerle göz altı morluğu tedavisi uygulatabilir.

İlk olarak fraksiyonel CO2 lazer tedavisinin uygulanışını anlatmak gerekirse. Fraksiyonel CO2  lazer tedavisi ile mor olan derinin  rengi açılır ve bir miktar deri altı bağ dokusu zenginleştirilir. Böylece cilt kalınlaşır ve morlukların belirginliği azalır. Tedavi sırasında hafif bir yanma hissi duyulmakta, 30 dakika sonra ise yanma hissi  geçmektedir. Hastada yaklaşık 3-4 gün süren bir kızarıklık ve pullanma evresi olmaktadır.

Diğer bir yöntem olan Q switched Nd:YAG lazer  pigmentin hapsolduğu melanozomları parçalar ve immün sistem tarafından atılmalarını sağlar. Bunun yanı sıra kollajen artışı da sağlanır.

Her iki yöntemde de uygulama sırasında hafif bir yanma hissi oluşsa da uzun süreli bir acı hissedilmez hissedilen yanma hissi ise soğutucu losyonlar yardımıyla minimize edilebilmektedir.

Her ikisi de uygulaması basit yöntemlerdir  hastalarımıza iş molalarında dahi gelip uygulamalarını yaptırarak işlerine geri dönebilme rahatlığını sunmaktayız.

Tedavi bittikten sonra görüntülerinde gözlenebilir değişimler meydana gelen hastalar daha kendiyle barışık ve özgüvenlerinde bir yenilenmeyle hayatlarında bir dönüm noktası yaşamaktadırlar.

Q switched Nd:YAG  lazer tedavisi  1-2 hafta ara ile 6 seans olarak uygulanmaktadır.Bu tedaviye ek olarak da özel bir peeling yapılmakta bu ikilinin kombinasyonundan daha iyi sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Fraksiyonel CO2  lazer tedavisinde uygulama çok hızlıdır. İki göz altına uygulama toplam 3-5 dakika sürer. İyileşme de oldukça hızlıdır. Bir hafta sonra fark gözlenmeye başlanır. Bir ayın sonunda sonuç iyice belirgin hale gelir. 1-2 seans iyileştirme için yeterlidir.

Hasta lazer uygulaması  öncesi güneş ışınlarının direk temasından ve solaryumdan 1-1.5  ay uzak kalmalıdır. Kanda pıhtılaşmayı engelleyen asprin vs. ilaçlar lazer uygulaması öncesinde kullanılmamalıdır. Uygulama öncesinde cilt  aşındırıcı tedavi veya herhangi bir operasyon uygulanmışsa mutlaka uygulamayı yapan hekime söylenmelidir. Hastada geçmişte uçuk  çıkarma bulgusuna rastlanmış ise mutlaka uygulama öncesinde ilaç almalıdır.

Lazer uygulamasının ertesi günü ılık duş alınabilir. Ödemi önlemek için soğuk uygulamalar yapılabilir. Lazer uygulamasından  sonra ciltte oluşabilecek kuruluk ve  kabuklanmadan korunmak için cilt sürekli nemlendirilmelidir. Ayrıca hasta tedaviden sonra kendi cilt tipine uygun güneş koruyucularla cildini güneş ışınlarından korumalı mümkün olduğu kadar güneş ışınlarına direk maruz kalmamaya özen göstermelidir.